Ana Sayfa | Künye | Ziyaretçi Defteri | İletişim | Rss
Hz. Peygamber(s.a.v)’in Aile içi Davranışı

 

Allah Kur’an’da şöyle buyuruyor:

“Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir”‌. [1]

 Peygamber (s.a.a) eşlerinin çokluğu nedeniyle onların rızasını elde edebilmek için kendi şahsı hakkından geçiyordu. Böylece Kur’an Peygamber’i (s.a.a) uyararak kendi hakkından geçerek insanlara örnek almayı yasakladı. Yani hatta Peygamber’in (s.a.a) dahi Allah’ın helallerini haram etmeğe hakkı yoktur. Allah’ın rızalığı bütün insanların rızalığından üstündür. Her ne pahasına olursa olsun karıyı razı etmek görüşü yanlıştır. Bu ayetten anlaşıldığı gibi Kur’an Allah tarafından inmiştir ve insanın kendisinin yazdığı kitap da bir konu için kendisini tarih boyunca sorgulamaz. Güya Peygamber yemin etmiştir ki bazı helallerden göz yumsun ama İslam’da (merhamet) kapıları açık olduğu için, Allah kefaret koyarak Peygamber’inin (s.a.a) yolun açık tuttu ki helal şeylere zarar gelmesin diye “Allah, (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmanızı size meşru kılmıştır. Sizin yardımcınız Allah'tır. O, bilendir, hikmet sahibidir.”‌[2]

Bu nedenle Peygamber (s.a.a) ailesinin razılığı için helal edileni kendisine haram etmemekle görevlendirilmiştir. Aynen ayetin başlangıç ve bitişinde olduğu gibi, Bu görev hem bir uyarı hem de bir muhabbet ve sevgi şeklinde gerçekleştirilmiştir.

Allah’ın lütfü hem geçmişi hem de geleceği telafi etmektedir. Yani helalden kullanmamak için edilen yeminin bozulması ve bozulan yeminin kefaretle (ceza) karşılanması bu tarih boyunca geçerli olan bir dini konudur.

Tahrim suresinin birkaç ayetinde anlatılan olay şudur; Resul-i Ekrem (s.a.a) evinde hanımlarıyla konuştuklarının gizli tutulması gerektiğini onlara söylediği halde maalesef gizli tutmadılar. Böylece Allah Peygamber’ini (s.a.a) bırakmış olduğu emanete (konuşulanların gizli tutulması) ihanet edildiğini bildirmiştir. Peygamber bunu vahiy yoluyla öğrenip hanımına söyleyince nereden öğrendin dedi. Buyurdu: “Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: Bunu sana kim bildirdi? Dedi. Peygamber: Bilen, her şeyden haberdar olan Allah bana haber verdi, dedi.”‌[3]  

İnsana söz olarak bırakılan bir sırrın söylenmesi günah ve mantık yolundan sapmaktır. Bu nedenle onu bir sır olarak saklamayarak başkalarına söyleyenlere Allah’a tövbe etmelerinin kendi menfaatlerine olacağı buyrulmuştur. Kur’an’ı tefsir edenlerin görüşlerine göre onu söyleyenler Hz. peygamberin eşlerinden Ayşe ve Hafsa idi.

“Ve eğer ki Peygamber (s.a.a) aleyhine birleşirseniz bu ona zarar vermez çünkü ona destek olan, Allah, Cebrail ve diğer melekler ve müminlerdir”‌.[4]

“Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz, (yerinde olur). Çünkü kalpleriniz sapmıştı. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka verirseniz bilesiniz ki onun dostu ve yardımcısı Allah, Cebrail ve müminlerin iyileridir”‌.[5]

Tahrim suresinin ikinci ve üçüncü ayetinde Peygamber’in (s.a.a) ailesi için anlatılmak istenen başlıca konular şunlardır;

1-Kadın sır saklamasını bilmelidir ki kocası ona sırlarını söyleye bilsin.

2-Ev halkından birisine söylediğinde yeterlidir, ailenin tamamının bilmesi gerekmez.

3-İnsanların ismini getirecek onların şahsiyeti ve itibarıyla oynanmamalı.

4-Peygamber’in (s.a.a) hanımları sır saklamayıp tövbe ederek Masum olmadıkları rahatlıkla anlaşılmaktadır.

5-Peygamberler de (a.s) aile için sorunlarla karşılaşabilirler.

6-Allah Peygamber’ini (s.a.a) korumakta özen göstererek ona karşı vefasızları belirtmiştir.

7-Bir toplumun önderi kendi ailesinden haberdar olmalıdır.

8-İnsanların hataları kendilerine söylenmelidir, başkalarına değil.

9-Sorumluluk geniş göğüslü olmayı gerektirir ve böylece Peygamber (s.a.a) açıklanan sırların tamamını hanımlarına söylemedi. Bazılarını gizli tutarak göğüslendi ve fakat çok az bölümünü söyledi.

10-İnsan kendi sırrının açıklanacağına ihtimal verdiğinde başkalarının sırrını açıklamaya başlar.

11-Peygamberlerin ilim bilgileri Allah tarafındandır.

12-Haber verenin kendisi bilgin ve haberdar olmalıdır.

13-Allah’ın tanıklığına ve ilmine inanmak insanı bütün hatalardan ve günahlardan uzaklaştırır.

14-Bir yanlış için herkes suçlanmamalıdır ancak söyleyen ve duyan tövbe etmelidir yani hata yapan.

15-Pişmanlık duyanlar için tövbe kapısını açık bırakın.

16-Sırrı söyleyen günah işlediği kadar, onu dinleyende bir o kadar günahkârdır, Allah’u Teâlâ sırrı söyleyen ve dinleyene buyuruyor: İkiniz de tövbe ediniz.

17-Bazen bir takım hadiseler ve olaylar oluşumu ileriye yönelik gerçekleşecek bir olayın haberdarıdır. (Ayşe ile Hafsa’nın Peygamber (s.a.a.) aleyhine birleşmeleri gibi.)

18-Karı koca olmak ve arkadaşlık aynı düşünce sahibi olma anlamına gelmez. (Bu olayda onlar Peygamber hanımı olmalarına rağmen aynı görüşte değillerdi.)

19-İnsanın sırrını açıklayarak tövbe etmeyen fesatlık düşünmektedir.

20-Fikir ve kalbi hatalar ameli hataların başlangıcıdır, düşünce hatası dil hatasından daha kötüdür.

21-Peygamber ve din aleyhine olan bütün kötülüklere karşı herkes bir olmalıdır.

22-Adı yüce olanların adını ve şanını daha da yüceltiniz.

Cebrail meleklerden olmasına rağmen ayette adı özel olarak anılmıştır.

23-Tahrim süresinin ikinci ayetinde belirtildiği gibi, Allah hem Peygamber’in hem de diğer insanların mevlasıdır.

24-Hak asla yalnız değildir. Belki her taraftan onu savunanlar var.

25-Doğru ve Salih olmak, Allah’a yakın meleklerle beraber olmaktır.

26-Allah’tan sonra melekler, müminlerin yardımcılarıdırlar.

27-Gözle görülebilen yardımlar insanlardan görülmeyenler meleklerdendir.


[1] -Tahrim, 1

[2] -Tahrim, 2

[3] -Tahrim, 3

[4] -Mümin’den kasıt Hz. Ali’dir.

[5] -Tahrim, 4

Muhsin Kıraati

Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
23-12-2012 13:15 - 1082 Okunma
 KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
13-01-2013 21:21 Hz Muhammed (saa)’den Rivayetler(2.Bölüm)
13-01-2013 21:18 Hz. Muhammed (saa)’den Rivayetler(1.Bölüm)
26-12-2012 07:19 Resulullah'a karşı bizim görevimiz
23-12-2012 13:15 Hz. Peygamber(s.a.v)’in Aile içi Davranışı
20-12-2012 18:46 HZ. MUHAMMED (s.a.v) EVRENSEL BİR ELÇİ
20-12-2012 18:43 HZ. PEYGAMBER’İN ÖLÜMÜNDEN SONRA BIRAKTIĞI MESAJLAR
13-12-2012 19:29 BÜTÜN PEYGAMBERLERİN DAVET USULÜ BİRDİR
04-12-2012 18:37 Resul-i Ekrem ve Tebliğ Metodu
01-12-2012 22:38 Hz. Peygamberin(s.a.a) Görevleri
28-11-2012 23:21 Peygamber Efendimiz, Kur'an ve Ehlibeyti’nin Örneği
19-11-2012 21:49 Resulullah’ın (saa) Oruç Tutuşu
11-11-2012 18:04 Hz.Muhammed'in (s.a.a) yasakladığı ve mekruh saydığı 40 amel
06-11-2012 17:31 Peygamber Efendimizin (S.A.A) Sünnetleri
 
MULTİMEDYA...
[ Diğer Videolar ]
BİR AYET

 

Muhammed Suresi 31. Ayet



Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz

BİR HADİS

Bir mümine eziyet eden, şüphesiz ki bana eziyet etmiştir.

Resulullah (s.a.a)

FOTO GALERİDEN...
[ Diğer Fotoğraflar ]
ÇOK OKUNANLAR
NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET
Test
Oy Kullan Sonuçları Gör
Muhammed Mustafa Hakkımızda  |  Ziyaretçi Defteri  |  İletişim
Sosyal Medyada Biz
Twitter Facebook Mobile Rss Sitene Ekle Site Map
Muhammed Mustafa
Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Sitede bulunan materyaller yasal olarak koruma altındadır. Alıntı yapmak istediğiniz zaman kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz.
Tasarım & Yazılım : Network